KARAVANDA YAŞAM

8 metrekarede hayat oh ne rahat! 

 

Türkiye’de karavanda yaşayanların sayısı her geçen gün artıyor; üstelik bir dernekleri bile var. 8 metrekare alanda yaşamayı tercih edenler hayatından memnun: ‘Beş yıldızlı otellerden bile daha konforlu. Geze geze yaşıyoruz’.

Son yıllarda herkes başını sokacak kendine ait bir evin peşine düşmüşken onlar kendi dört duvarlarını kendileri belirledi. Güvenlikli sitelerde 200 metrekarelik dört duvar arasına girmektense doğayla baş başa kalıp hepi topu 8 metrekarelik karavanları tercih ettiler. Dünyanın kalan kısımlarının da kendilerine ait olduğunu bilerek...

Bir apartmanda olduğu gibi birbirine komşu olan ama rezidansların aksine herkesin birbirini tanıdığı karavancıların hayatları nasıldır diye merak ettik ve düştük Ömerli yollarına... Bir kapıcıları veya kapılarına gelen birine kimlik soranları yoktu ama bir yöneticileri var. Kendilerine bir dernek kurmuşlar: Türkiye Kamp ve Karavancılar Derneği...

Derneğin başkanı 53 yaşındaki Birol Ansa beş yıldır karavan sahibi olduğunu belirterek emekli olduktan sonra karavanda yaşamak istediğini söylüyor. ‘Çalışan insan için karavanda yaşamak zor değil mi?’ diye soruyoruz Birol Ansa ‘Kaba bir hesapla yılın yaklaşık 80 gününü karavanda geçiriyorum. Çalışıyorum ve uzak yerlere gitmesem de karavanımda vakit geçirebiliyorum. Örneğin dört günlük bayram tatilinde Alanya’ya gittim. Beş yıldızlı otellerde kalmaktan bile keyifliydi’ diyor.

BURADA DOSTLUK VAR

Karavanların dostluk bağlarını güçlendirdiğine de şahit oluyoruz. İçlerinden biri bir yere gitmek istediğinde bütün karavan sahiplerine haber salıyormuş. İsteyen olursa hep birlikte yola çıkıyorlarmış. Bakmayın siz karavanın küçük olduğuna; sekiz metrekarelik bir karavanda tam altı kişi rahatlıkla yolculuk edebiliyor. ‘Karavanlar bizim yatakhanemiz gibidir’ diyen Hayati Kaplan tam 17 yıldır karavan sahibi.

Kaplan ‘Kamp yaptığımız yerlerde karavanı park ettiğimizde hava güzelse genelde masamızı atıp dışarıda oturup yemeğimizi yiyor, çayımızı içiyoruz. Belki oturduğunuz apartmanda bu kadar güzel dostlukları bulamazsınız. Doğa ile baş başa kalıyorsunuz. Akşamları da karavanda televizyonumuzu izliyoruz, oyunlarımızı oynuyoruz. Canımız sıkılınca da atlıyoruz karavanımıza geziyoruz. Mekánımızı kendimiz belirliyoruz. Canımız gün batımı izlemek istiyorsa gün batımını en iyi izleyeceğimiz yere gidiyoruz ya da eşimizle birlikte mehtabı seyretmek istiyorsak oraya gidiyoruz’ diyor.

YORULMAYI BİLE ÖZLEDİK

57 yaşındaki Tahsin Özkeskin ve ağabeyi 66 yaşındaki Erdoğan Özkeskin eşleriyle birlikte karavandan yaşıyorlar. Tahsin Özkeskin ‘Karavan tutkunlarının hepsinde eski mahalle dostluklarını görebilirsiniz. Yani eskiden birinde pişen bir şey herkese dağıtılırdı. Her şey ortaklaşa yapılırdı. Bu kamp hayatında da biz o duyguyu hiç kaybetmedik. Aksine bu sistemi geri döndürdük. Şimdi de bir karavanda pişen başka karavanlara da dağıtılıyor’ sözleriyle sıcak karavan yaşamını anlatıyor.

Karavanda yaşamanın keyifli olduğuna tanıklık ediyoruz. Özellikle macera ruhu gelişmiş olan erkekler bu yaşamdan zevk alıyor. ‘Peki hiç zorluğu yok mudur karavanda yaşamanın’ dediğimizde Hayati Kaplan ‘Bence bu soruya kadınlar cevap versin’ diyerek topu dernek başkanı Birol Ansa’nın eşi Gülçe Ansa’ya atıyor.

Gülçe Ansa şunları söylüyor: ‘Sadece hem gezip hem de ev hayatını bir arada yaşadığınız için sadece yorgunluk hissediyorsunuz. Ama yorgunluk da olsa her şeye değer. Mesela şimdi sadece hafta sonları ve özel günlerde buluşabiliyoruz. Ama önceden muhakkak her akşam buluşurduk. Yorulmamıza rağmen bize hiç dokunmazdı. Şimdi yorulmayı da özlüyoruz. Çünkü kamp yaptığımız Ataköy ve Yeşilköy’deki yerleri kapattılar. Mecburen karavanlar otoparklarımıza tıkılı kaldı.’

Karavan şenliklerine katılıyorlar

Karavancılar uluslararası organizasyonlara da katılıyorlar. ‘Avrupa’da her üç aileden birinin karavanı var, karavancıların da federasyonu’ diyen dernek başkanı Birol Ansa şöyle devam ediyor: ‘Bunlardan birine de bizler üyeyiz. Her sene karavancılar toplanır. Biz de Türkiye adına katılıyoruz. Ama maddi yetersizliklerden dolayı sadece 10 kişi gidebiliyoruz.’ Erdal Özkeskin ise ‘Organizasyonlara gittiğimizde Türkiye’nin tanıtımını yapıyoruz. Herkes bayrağını asıyor karavanına. Yanımızda mutlaka lokum, leblebi gibi Türkiye’ye has lezzetleri götürerek oradakilere hediye ediyoruz’ diyor.

Türkiye’ye gelen karavancı turistler de var... Gülçe Ansa ‘Beş yıldızlı otele gelen turistten çok karavancı turist ülkemize para bırakıyor. Çünkü benzin istasyonundan benzinini alıyor, marketten alışverişini yapıyor, müzeleri geziyor, toplu taşıma araçlarına biniyor, lokantalara girip çıkıyor. Yani her adım attığında para bırakıyor’ diye konuşuyor.

En ucuzu 5 bin YTL

Karavan sahibi olmak isteyenlere Hayati Kaplan şu bilgileri veriyor: ‘İki çeşit karavan var. Biri çekme, diğeri motor karavan. Çekme karavanları 5-6 bin YTL’den 15 bin YTL’ye kadar bulabilirsiniz. Motor karavanların fiyatı ise 40 bin YTL’den 200 bin YTL’ye kadar değişiyor. Yani her bütçeye uygun karavan var diyebilirim. Hatta motora biraz aşinaysanız 15-20 bin YTL’ye yaşlı bir motor karavan da alabilirsiniz. Ama onunla biraz ilgilenmeniz gerekiyor.’

Federasyon kurulması için çalışıyorlar

1966 yılında kurulan Türkiye Kamp ve Karavancılar Derneği’nin yaklaşık 300 üyesi bulunuyor. Üye olmayanlarla birlikte Türkiye’de karavanları olanların sayısı yaklaşık bin kişi. Türkiye Kamp Karavan Derneği Başkanı Birol Ansa ‘Rakam tabii ki az. Bu rakamı artırmayı düşünüyoruz. Derneklerin sayısın artırmaya çalışıyoruz, her yerde dernek kuruyoruz. Hedefimiz bir federasyon kurarak daha da büyümek’ diyor.

Oğlumla 15 yıldır karavanda yaşıyorum

Yaprak Dökümü dizisinin ‘Neyir Hanım’ı Bedia Ener de tam bir karavan tutkunu. Ener şunları söylüyor: ‘İstediğiniz her yere evinizle gidiyorsunuz. Konfor elinizin altında. Yıldızların altında uyuyorsunuz. Gözünüzü açar açmaz denize girebiliyor yüzünüzü denizde yıkayabiliyorsunuz. Ben 15 senedir yaşıyorum. Oğlum karavanda büyüdü; otel tatilini bilmez. Ailede herkes kendini karavana göre ayarlıyor.Ekstra bir işimiz çıkmazsa hep karavanda yaşıyoruz. ’

Avukat Petrocelli’den özendim

Karavan sahibi olan ünlü sayısı da az değil... Televizyoncu Tayfun Talipoğlu karavan tutkusunu şöyle anlatıyor: ‘Eskiden televizyonda Avukat Petrocelli adlı bir dizi yayınlanırdı, onun da bir karavanı vardı, ona bayılırdım. Şimdi de benim karavanım var. Kesinlikle herkes karavanda yaşamalı. Çünkü istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Karavanım şu an Assos’ta; her kış karavanı oraya park ederim. Yılın yarısından fazlasını da karavanda geçiriyorum. Ama kendime ait bir yerim olduğu için karavanımı park etme sorunu yaşamıyorum’

Dünya turu bile yapacağım

Sanatçı Volkan Konak da zamanının çoğunu karavanda geçirenlerden. Tüm konserlerine karavanıyla gittiğini söylüyor. Yaklaşık bir sene önce Almanya’dan orijinal bir karavan aldığını söyleyen Konak ‘Karavanım tüm konfora sahip. Oturma odası, yatak odası, mutfağı var. Yani iki kişinin rahatlıkla yaşayabileceği bir ev gibi düşünün. En büyük hayalim karavancılığı daha iyi öğrenmek ve ileride dünya turu yapmak’ diyor.


HALE CEYLAN BARLAS

Yorum Yaz